Türkçe  |  Word  |  İletişim

 

Ana Sayfa  |  Porno (kelime anlamı)  |  Sex (kelime anlamı)  |  Pornografi Tarihi  |  Sinema Sektörü   Film Tanıtımları  |  Star Biyografileri  |  Medya & Magazin

Film Tanıtımları;

Alvin ve Sincaplar 2 (2009)..

Sevimli kahramanlar Alvin, Simone ve Theodore bir kez daha beyazperdede!

"Alvin ve Sincaplar 2"de (Alvin and the Chipmunks: The Squeakuel) Alvin, Simon ve Theodore'la macera devam ederken, sevimli dişi sincap "The Chipettes ile de tanışacağız. Yönetmenliğini Tim Hill'in üstlendiği filmde sevimli çizgi kahramanları ünlü isimler seslendiriyor. Özellikle minik sinemaseverleri keyifli anlar bekliyor.

Arızalı Çiftler (2009)..

VINCE VAUGHN, komedi filmi “Arızalı Çiftler”de tümü yıldızlardan oluşan oyuncu kadrosunda başı çekiyor. Filmde Orta batılı dört çift, lüks bir cennet adaya hayatlarının gezisine çıkar. Çiftlerden biri evliliklerini kurtarmak için oraya giderken, diğer üç çift jet ski yapmak, spa’nın keyfini çıkarmak ve güneşte eğlenmek için yola çıkar. Ancak kısa sürede fark ederler ki, tatil köyünün sıradışı çiftler terapisine katılmak mecburidir. Bir anda, grup indirimi aldıkları tatilleri onlara pahalıya patlar.

Dave (Vince Vaughn) ve Ronnie (Malin Akerman) arkadaş grubunun sosyal merkez üssüdür. Yıllar içinde, kendilerini çocuklarına, arkadaşlarına ve işlerine adarlar.

Birlikte geçirdikleri mutlu görünen sekiz yıldan sonra, Jason (Jason Bateman) ve Cynthia (Kristen Bell) yol ayrımına gelir. Bir zamanlar mutlu olan çift, boşanmayı düşündüklerini söylediklerinde yakın arkadaşlarını çok şaşırtırlar—Dave & Ronnie, Joey (Jon Favreau) & Lucy (Kristin Davis) ve Shane (Faizon Love) & yeni kız arkadaşı Trudy (yeni oyuncu Kali Hawk).

Jason ve Cynthia, yoğun çiftler terapisinde uzmanlaşmış Güney Pasifik’teki tropik ada cenneti Eden Resort’u keşfederler. Ancak oraya gidebilmelerinin tek yolu Eden Resort’un grup indirimli “Pelikan Paketi”dir. Herkes kazanacaktır. Onlar ihtiyaçları olan danışmanlığı alırken, arkadaşları da beyaz kumlu plajların tadını çıkarabilir, spa’da rahatlayabilir, jet skilere binebilir ve hoşça vakit geçirebilirler.

Kulağa çok hoş geldiğinden (ve hepsi Jason ve Cynthia’ya yardım etmek istediğinden), hep birlikte gitmemeleri için bir neden yoktur…tabii Dave ve Ronnie gitmeyi kabul ederse. Dört çift cennete doğru yola çıkmıştır ve tropiklerde oyun başlamıştır.

Ancak ufak bir bit yeniği vardır…

TÜM çiftlerin Eden Resort’un meşhur “Çiftler Dedikoducusu” Monsieur Marcel'in (Jean Reno) sıra dışı danışmanlık tekniklerine katılması gerektiğini keşfederler. Ya herkes katılacaktır ya hiç kimse kalmayacaktır. Ve eğer hiç kimse durumu olursa, hepsi eve geri gönderilecektir. Çiftler kısa sürede hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenir, özellikle de kendi ilişkilerinde. Ardından tüm çiftlerin gerçek hayatta karşılaştığı sorunlara komik ve içten bir bakış açısı bizleri bekliyor.

Dabbe 2 (2009)..

"D@bbe 2", kıyametin internetten yayılan bir virüsle başlayacağını anlatan "Dabbe" ve gerçek bir öyküden uyarlanan "Semum" filmleriyle 1 milyondan fazla izleyiciye ulaşan yönetmen Hasan Karacadağ "Dabbe"nin devam filmi niteliğindeki filmi.

“Şimdi sen göklerden gelecek ve insanları kuşatacak o dumana bak! bu acı bir azaptır” (Duhan Suresi 10-11)

Kıyamet Saati Yaklaşıyor… İnternet yoluyla tüm dünyaya hızla yayılan ve her eve giren Dabbe, ona eşlik eden Cinler ve bilinmeyen gölge varlıklar dünyadaki tüm elektromanyetik sistemleri ve interneti ele geçirerek son saldırı için göklerden gelecek bir işareti beklemektedirler. Huzursuz ve tedirgin edici bir İstanbul şafağında göklerde beliren garip ve siyah bulut kümeleri ağır ağır açılırken arkalarına saklanmış olan “DUHAN” az sonra başlayacak kara istilanın ilk işaretidir. Kuran’da Duhan suresinde belirtilen ve aniden göklerden inecek olan ürkütücü kıyamet alameti DUHAN artık yeryüzüne doğru hareket etmeye başlamıştır. İstanbul’da son saatin yaklaştığından habersiz ve kendi dünyalarında sessizce yaşayan bir grup insan, kara bir felaketin arkasına gizlenmiş, sır varlıklarla karşılaşmanın dehşetini yaşayacaklardır. Kıyametin en korkunç alameti olan DUHAN’dan bir kaçış yolu var mıdır?

Zombieland (2009)..

Aksiyonla komediyi bütünleştiren "Zombieland", zombilerin istila ettiği bir dünyada hayatta kalmanın bir yolunu bulan iki adamanın öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Columbus (Jesse Eisenberg) tam bir korkaktır, ama korktuğunuz şey zombiler tarafından yenilmekse, korku sizi hayatta tutabilir. Tallahassee (Woody Harrelson) ise makineli tüfek elinde zombi avlayan, tek amacı yeryüzündeki son Twinkie kekini yemek olan sert biridir. Zombi karmaşasında hayatta kalmak için kendilerince eşsiz yollar bulan Wichita (Emma Stone) ve Little Rock'la (Abigail Breslin) güçlerini birleştirdiklerinde, neyin daha kötü olduğuna karar vermeleri gerekecektir: birbirlerine muhtaç olmak mı, zombilere teslim olmak mı?..

Avatar (2009)..

Şu günlerde “Avatar” hakkında pek çok abartılı yorumlar duyacaksınız. Üstelik duyacağınız bu yorumların yelpaze sınırı tanımaması da sizleri biraz sinirlendirecek. Örneğin ilk etapta Avatar'ın ilk hafta mevcut biletlerinin tamamının tükendiği yönündeki bir basın balonunun olduğunu ve bunun da gerçeklikle uzaktan yakından alakasının olmadığını söylemekle başlayabiliriz. Kimi televizyon kanalları filmin bütçesinin 350 milyon dolar olduğunu, yapım süresinin 25 yıl olduğunu falan da zırvalamaktan çekinmediler tabi. Bütün bunlar filmi göklere çıkarırken, filmden beklentisi olan kitlenin tatminsizliğine de zemin hazırlayadursun, filmi izlemiş olan kitleden de bambaşka karalama girişimleri gecikmiyor...

Yıl 2009... Bu yılın da son demlerini yaşadığımız ve milenyumun ilk onunu geride bırakacağımız şu günlerde, sinemasal anlamda özgün ve sıradan kavramlarının da birbirine dolandığı su götürmez bir gerçek. Hal böyle olunca “Avatar” gibi bir prodüksiyonun etkilenim konusunda kapılarını ağabeylerine sıkı sıkıya kapatması beklenemez. O halde neden ısrarla "Kurtlarla Dans", “Son Samuray", "Matrix", "Dark City" gibi benzerlerinin kopyası muamelesi görmekte bunu anlamak gerçekten güç. Sinema seyircisinin işin magazinsel kısmına bu kadar kafa patlatması, gözünün önünden kayıp giden güzelliklere de sırt çevirmesini sağlıyor maalesef...

“Avatar”, sinema tarihi için gerçekten bir dönüm noktası mıdır orası tartışılır. Sonuçta sinemada ses ve rengin getirmiş olduğu devrimi getirdiğini de söyleyemeyiz (Cameron'un iddiasından yola çıkarak). Fakat yarının sinema anlayışının değişiminde hiç kuşkusuz çok büyük rol oynayacağı açık. Elbette bu durum korsan sinema anlayışından tamamen sıyrılmaya vesile olur mu orasını bilemeyiz. Şu an için tek bildiğimiz, IMAX teknolojisinin hakkını layıkıyla teslim eden en büyük yapım olduğu. Bununla birlikte sinema tarihinin en pahalı filmi olarak tepeye oturduğunu da bildirelim...

Peki “Avatar”, gerçekten de sırtını tamamıyla teknolojiye dayayan bir ilüzyondan mı ibaret? İşte asıl sorulması gereken sorulardan biri bu ama öncelikle “Avatar”ın teknolojik altyapısı sebebiyle bazı izleyicilerin burun kıvırdığı bir materyal olduğuna deyinmek gerekiyor. Zamanında bir sinema filminde ilk ses duyulduğunda ya da görüntüler ilk defa göz önünde uçuştuğunda verilen tepkiden çok da farklı değil aslında bu tepki. Bu teknolojinin de "sinema anlayışını öldürdüğünü" iddia eden bir kesim olacak fakat değiştirilemeyecek olan, bu teknolojinin ardından çok daha iyilerinin kapısının aralandığı ve yakında daha fazlasının o kapıdan içeri gireceği gerçeği olacak.

Son zamanlarda "madur dünya dışı varlıklar" temalarına aşina olduk. Bunun yakın tarihli örneklerinden biri “Battle For Terra”. Diğeri ise daha grotesk bir yapısı olan “Yasak Bölge” (District 9). “Avatar”ın da sembolik açıdan durduğu nokta çok uzak değil. Alegorik anlamda kendisini yanı başımızda zuhur eden savaşlar ve o savaşların ardındaki amaçlar ile özdeşleşmek için fazladan çaba harcamanıza zaten gerek yok! Bunu aramanız için illa “Kurtlarla Dans” ya da “Son Samuray”ı devreye sokmak bile yersiz bir çaba. Bununla birlikte bu bütçedeki bir gişe filminin, Amerikan karşıtı sloganlarını samimiyetsiz bulmak da sizlerin insiyatifine kalmış...

Ana karakter Jake Sully'nin işlenişi oldukça başarılı. Bu film ile birlikte Sam Wortnigton kolektif hafızamızda iyiden iyiye yer edinecek gibi gözükse de filmin ağır toplarından biri Miles Quaritch'e hayat veren Stephen Lang. En son “Devlet Düşmanları”nda izlemiş olduğumuz Lang, oynadığı karakterin inandırıcılıktan yer yer uzaklaşan kötülüğüne rağmen güçlü bir oyunculuk sergiliyor.

Lafı öyle fazlaca uzatmaya hacet yok aslında. Zaten “Avatar” hakkında şu önümüzdeki bir kaç hafta içerisinde astronomik rakamlara ulaşan pek çok yazı okuyacaksınız. Film pek çok farklı noktasından tutulup çekilecek, ezilecek, büzülecek... Sizler de filmi inandırıcılıktan yoksun bulacak ya da gerçekten hayran olacaksınız. Diyaloglarının içi boş olduğunu iddia edeceksiniz ya da gerçekten etkileneceksiniz. Bütün bunları göz önünde bulunduracak olursak, barındırmış olduğu teknik altyapıdan bağımsız olarak düşünüldüğünde, epik film açlığı çektiğimiz şu günlerde, “Avatar” açlığımızı dindirecek yegane proteğini sağlıyor. Bununla birlikte sinema tarihinde "gerçekten bir dönüm noktası" olup olmadığını da zaman gösterecek.

Acı Aşk (2009)..

"Acı Aşk", 'Bir erkek üç kadını birden sevebilir mi?' sorusuna yanıt arıyor. Film, Orhan, Oya, Ayşe ve Seda adlı dört karakter arasında dönen aşkı konu alıyor. Aşk, acı, ihanet ve porn ekseninde ilerleyen "Acı Aşk", sürprizlerle dolu senaryosuyla dikkat çekiyor.

Eskişehir’de bir üniversitede edebiyat öğretmenliği yapmakta olan Orhan, evlenmeyi planladığı Ayşe’yle beklenmedik bir anda yollarını ayırıp İstanbul’a gelir ve Oya ile tanışır. Fotoğrafçılık yapan Oya ile belki de hayatının en mutlu günlerini geçirirken, daha evliliklerinin ilk günlerinde yaşadıkları kötü olaylar ile kendini bir aşk üçgeninin ortasına bulur...

Süpürrr (2009)..

Oğuz, temiz kalpli, genç, üniversite mezunu ve işsiz bir delikanlıdır. Üç yıldır birlikte olduğu Naz’a deli gibi aşıktır ve Naz’ın çapkın patronu Alper’in genç kıza olan ilgisinden rahatsız olmaktadır. Yaşanan bir kavganın ardından ani bir karar ile Naz ile evlenmeye karar verir. Ancak Naz’ın babası Cemal Bey, saplantılı bir biçimde kızını milli formayı giyen birisine vermeye and içmiştir. Çaresizlik içinde kalan Oğuz, sporcu olmanın yollarını aramaya başlar, başarısız denemelerin ardından tam umudunu yitirmeye başladığı anda televizyonda hiç bilmediği bir spor dalı görür; “curling”. Oğuz ve çocukluk arkadaşları curling takımı kurarak kimsenin bilmediği bu spor ile kolay yoldan Milli Sporcu olmaya karar verirler. Ancak bu hiç kolay olmayacaktır. Alper’in kurduğu karşı takım ve işin resmiyete dönüşmesinin ardından curling’çi olma fikri içinden çıkılmaz bir hal alır. Yurtdışından getirtilen curling hocası Şuşu’nun hayatlarını cehenneme çevirmesinin yanısıra Curling Turnuvası’nın resmi olarak düzenlenme kararı ile iş çığırından çıkar.

Vavien (2009)..

Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz bir aile hayatı sürmektedir. Abisi Cemal’le birlikte ortak oldukları elektrik dükkanında da işler pek parlak değildir. Birçok yere borçları vardır.

Celal ve Cemal’in tek eğlencesi Samsun’da pavyona gitmektir. Pavyonda çalışan Sibel Ceylan’a olan aşkı Celal’in başına dert açacaktır.

Celal’in karısı Sevilay, 15 yıldır, Almanya’da yaşayan babasının gönderdiği paraları biriktirerek saklamaktadır. Celal’in bu sırrı bildiğinden habersizdir.

Zaten mutsuz bir hayat sürmekte olan Celal, bu paranın kurtuluşu olduğunu düşünerek, bir plân yapar. Fakat Celal’i sürprizler beklemektedir.

Başka Dilde Aşk (2009)..

"Başka Dilde Aşk", bir örümcek gibi, kendi etrafına ağ ören ve kendini kendine kapatan insanların öyküsü.

İşitme engelli bir gencin çağrı merkezinde çalışan bir kıza aşık olmasını konu alan film, aşkın hiçbir engel tanımayacağını şiirsel bir dille anlatıyor.

İşitme engelli bir gencin çağrı merkezinde çalışan bir kıza aşık olmasını konu alan film, aşkın hiçbir engel tanımayacağını şiirsel bir dille anlatıyor.

Ülkemizde yaşayan dokuz milyon engelli insanın hayata katılması için çaba gösterilmesini ve bunun için kendi duyularımızı çalıştırmamız gerektiğini vurgulayan filmin gelirinin bir kısmı ülkemizde henüz geliştirilmeyen işitme engelliler için anaokulu projesine destek amaçlı kullanılacak. Aynı zamanda Türkiye Kürek Fedarasyonu ile ortak bir çalışma yaparak dünyada ilk kez engellilerin kürek sporuna kazandırılmasını ve onların spor - sosyal aktivitelerden diğer insanlar gibi yaralanabilmesini sağlıyor.

pornosex.web.tr 2009