
Sinema Sektörü;
Fotoğraf ve sinema
sanatının iyice geliştiği 20.Yüzyılda ise 'görsellik' artık ressamların ve
heykeltıraşların tekelinden çıkmıştı. Fotoğrafın çekmekle yağlıboya bir
tablo yapmak arasında fark vardı. Deklanşöre basmak için ressam yeteneğine
sahip olmanız gerekmiyordu.
"Fotoğrafçılık bir sanattır" görüşünün yaygınlaşması 'görselliği ifade
etmek' için estetik yetenek gerekmediği konusunu gündeme getirdi ki, porno
ile erotika arasındaki sınırların iyice karmaşıklaşmaya başladığı dönem
budur.
20.Yüzyıl’da fotoğraf ve sinema sanatının ortaya çıkmasıyla birlikte
pornografinin patlama yaptığını söylemek yanlış olmaz. Çin’de çevrilmeye
başlayan ilk filmlerle birlikte kaba bir cinselliğin daha 1910’lu yıllarda
Uzak Doğu’da kendine yer bulması, porno kavramının Batı'ya özgü olmadığını
kanıtlıyor.
Görsel materyellerin çeşitlenmesi ve baskı tekniklerinin gelişmesiyle
porno endüstrisi de doğmuş oluyordu. İlk başlarda sadece kısıtlı ve seçkin
bir zümre arasında izlenebilen cinsel içerikli görsel malzemeler,
teknolojinin gelişmesiyle birlikte kitleselleşti.
Bu açıdan bakıldığında video cihazının ortaya çıkmasıyla birlikte bilhassa
1970’lerden itibaren 'amatör' pornografinin de gelişmiş ülkelerde boy
gösterdiğini görüyoruz. İnternet’in yaygınlaşması, VCD ve DVD
teknolojilerinin ucuzlayı gelişmesiyle birlikte günümüzde porno endüstrisi
çok yoğun ve yaygın bir konuma ulaşmıştır.
Danimarka 1968’de pornoyu yasallaştıran ilk ülke olurken, Amerika’da porno
dalgasını ilk başlatan filmin 1972 tarihli The Deep Throat olduğu kabul
edilir.
1980’lerin ortaları 'pornonun altın çağı' olarak kabul edilirken yüzlerce
porno filmlerinde rol alan oyuncular daha sonra yönetmen ve yapımcı
oldular.
Porno filmler genellikle izleyiciyi uyarmak amacı ile kurgulanmış cinsel
ilişki sahneleri barındıran sinema filmleridir. 1900'lü yılların başında
sinema'nın hemen sonrasında ortaya çıktılar. Diğer pornografi türleri ile
birçok ortak noktaya sahiptir. |